Linç Kültürü

Günümüzde dijitalleşmenin ve sosyal medya kullanımının artmasıyla yoğunluğunu sanal ortama taşımış olsa da temel olarak “linç” kavramı, bir kitle tarafından meşru bir yargılama yapılmaksızın gayri meşru bir saldırının belirli kişilere uygulanmasıdır. Linç sözcüğü Türkçe’ye İngilizce’den geçmiş bir sözcüktür. İngilizce’de bu kavram “Lynch Law” ya da sonrasında fiilleştirildiği “lynching” biçiminde kullanılmaktadır. Lynch bir soyadıdır ve kaynaklarda belirli kişilerden bahsedilmektedir. Bu kavram ilk olarak Amerika kıtasında ortaya çıkmış ve gelişim göstermiştir. En bilinen ve referans gösterilen Amerika Bağımsızlık Savaşı’nda Albay olarak görev yapan ve sonrasında Virginia Senatosu’nda yer alan Charles Lynch’tir. Bağımsızlık savaşı süresince bağımsızlık düşüncesine karşı olan kişileri cezalandırmak üzere konuya dair herhangi bir eğitimi ve altyapısı olmamasına rağmen yargıç olarak atanmıştır.

Kavramın kökenini incelediğimize göre günümüzdeki etkilerinden ve algılardan biraz bahsetmek gerekirse, uygun görüldüğü kalıba rağmen aslında kültür olmayan bir toplumsal hareket türü diyebilirim. Senelerdir bazen yolda giderken rastladığımız bazen haberlerde gördüğümüz bu durum teknolojinin ilerlemesi ve sosyal medya kullanımının artması ile dijital platformda yoğunlaştı desek yanlış olmaz herhalde. “Linç kültürü” kavramı hayatımıza daha çok sosyal medya kısmıyla birlikte entegre oldu. Mevcut durumda dünyada 3,8 milyar aktif sosyal medya kullanıcısı var. Türkiye’de ise 54 milyon kullanıcı bulunuyor. Ülkemizdeki kişilerin bir günde sosyal medyada geçirdiği ortalama süre 7,5 saate yakın.

Ülkemizdeki sosyal medya kullanım oranına ve sosyal medyada geçirilen süreye baktığımızda pek de şaşırmayacağımız bir sonuç olarak hepimizin her gün karşılaştığı malum şey oluyor. Linç. Binlerce hatta on binlerce kişi karşısındaki bireyi tanımadan, o bireyde nasıl bir etki bırakabileceğini ya da neler hissettirebileceğini düşünmeden, konu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmadan, o kişi karşısında olsa boğazlayacakmışçasına yorumlar yapabiliyor. Yaşananlar sanal alemde de olsa etkileri maalesef sadece sanalda kalmıyor, kişinin günlük yaşamını ve sosyal konumunu da bir hayli etkiliyor.

Gündelik bir iletişimde kullanıl(a)mayacak ifadeler sosyal medyada özellikle de anonim hesaplarda kullanılabiliyor. Şu an için sosyal medyadaki lincin gelişmesi ve yaygınlaşmasına katkı sağlayan bir durum anonim bir karakter arkasında kalmak diyebilirim. Tabii burada sorulması gereken bir soru daha mevcut. İnsanlar neden anonim hesapların arkasında kalmayı tercih ediyor? Onları isimlerini göstermekten alıkoyan şey nedir? Anonim duruma bir şeyleri kasıtlı olarak kötüye kullanma emelli geçen kişilerin dışında başka sebeplerden ötürü bu kimlikte kalmak isteyen insanların sayısının da bir hayli fazla olduğunu düşünüyorum.

Konumuzun bir diğer boyutunda ise ülkemizde maalesef sıkça yaşanan ve toplumda infial yaratan bazı olumsuz olaylar var. Örnek vermek gerekirse hayvana şiddet, kadına şiddet, tecavüz. Yargıda ortaya çıkması ile anlaşıldığı üzere çoğunlukla verilen tepkinin haklı olduğunu görüyoruz fakat bahsettiğim ve fazlasını da ekleyebileceğimiz bu örnekler istismara son derece açık konular. Herkesin bildiği ve bazen bazı oluşumlar tarafından fonlanan “troll ordusu” gibi yöntemlerle profesyonel bir şekilde belirli kişiler ya da kuruluşlara komplo kurulabilmesi günümüzde maalesef oldukça kolaylaştı.

Bu yapının temelini oluşturan ve normalleştiren ögelerden kaçınmamız gerektiğini ve konular hakkında bilgi sahibi olmadan tepki gösterilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Önemsiz gördüğümüz, günlük rutinimizmiş davrandığımız ve gülüp eğlendiğimiz bazı ögeler hayatımızda mevcut. Bu durumdan kaçınmak için başlangıç olarak televizyonda ya da belirli sosyal medya platformlarında bu isimde yayın yapan bazı programlara ilgi göstermeyebilir, bu kavramı hayatımızda sıradan bir şeymiş gibi görmemeye başlayabiliriz.

Sosyal medyada her gün yeni kurbanlar ve günah keçisi ilan edilen kişiler olmaya devam edecek. Umarım daha fazla okuyarak, araştırarak bu kirli duruma alet olmamayı öğrenebiliriz ve “linç kültürü” kavramını yok edebiliriz. Unutmayın, sanal ortamın bireye getirdiği acı sanal değil, gerçek oluyor. Linçsiz günler dileğiyle, sağlıkla kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s