Kültür Emperyalizmi: Beyaz Perde

Okuduğunuz başlık hakkında sinema tarihinin başlangıcından itibaren ele alınabilecek birçok konu bulunmakta fakat bugün spesifik olarak üzerinde duracağımız bir film var: 300 Spartalı. Filmin bize bir kahramanlık hikayesi temeli sunarken empoze etmek istediği Doğu-Batı medeniyetleri farklılıklarından bahsetmeden önce kıyaslamanın kolay olabilmesi adına size genel hatlarıyla Sparta şehir devletinden bahsedeceğim.

Sparta toplum yapısı hakkındaki kaynakların başında 1. Yüzyılda yaşamış olan Yunan tarihçi Plutarkos’un hayatımıza kattığı “Likurgos’un Hayatı” eseri gelmektedir. Likurgos Sparta’nın ünlü kralı ve yasa belirleyicisidir. Likurgos, zengin ve fakir insanlar arasındaki farkın açılmaması, bu açılmanın tüm mekanizmayı olumsuz etkileyeceğinden devlet eliyle kontrol edilmesi gerektiğini düşünür. Örnek verecek olursak, ülke bütün kardeşler arasında bölüştürülen bir çiftlik misali olmalıydı. Ticaret işlerinden uzak durulmalı ve yurttaşlar olası sınıfsal ayrımlar oluşturabilecek davranışlardan uzak tutulmalıydı ki Sparta’nın şanlı erkekleri vatan savunması için çocuk yaştan itibaren devlet gözetimi altında yetiştirilebilsin.

Bu yetiştirmedeki asli görev kadınlara yüklüydü. Kadınlar devlet için sağlıklı, sağlam çocuklar doğurmalıydı ve yedi yaşında devlet tarafından el konulup “agelaia” adındaki bir topluluğun içine yerleştirilene kadar çocuklarına sağlam bir irade kazandırmalıydı. Bu irade çeşitli yönlerle açıklanabilir örneğin bez bağlamamak, yiyecek seçimine izin vermemek, nazlanıp şımarmamak, karanlıktan korkmamak gibi. Tabii bu durum sağlıklı doğarak yaşama şansına erişen çocuklar için geçerli. Doğan her erkek bebek muayene edilirdi ve askerliğe elverişli değilse, vücudunda bir zayıflık belirtisi varsa ülkenin kaynaklarını boşa harcamamak adına Taygetos Dağı’ndan aşağı bırakılırdı. Filmde de Spartalılara ihanet ederek Pers ordusuna bilgi sızdıran Efialtes, anne ve babasının bu uygulamadan kaçınarak hayatta tuttuğu bir karakterdi.

Sparta usulündeki terbiye yapısı eşine zor rastlanır bir yapı. Agealia’ya adındaki kümeye alınan çocukların saçları kesilir, mevsim fark etmeksizin çıplak dolaştırılırdı. Bu çocukların 20 yaşına gelene kadar karın doyurmaya, sık sık banyo yapmaya, hoş kokular sürmeye izinleri bulunmuyordu. Ne zamanki 20 yaşına gelip savaşa gidebiliyor olursa bir çocuk bu haklara kavuşabiliyordu. Devletin müdahalesi bundan fazlasını teşkil ediyor, vatandaşlarının medeni durumlarına da karışıyor ve kişileri evlenmeye ve sağlıklı çocuklar yapmaya teşvik ediyordu.

Genel hatlarıyla devlet baskısı bu şekilde. Toplumsal sınıflarda ise üç sınıf mevcut. Birinci sınıf kendilerini bulundukları bölgenin hakimi ilan eden “Lakedaimonya”lılar. Bu grup helotların (toprak kölesi) elde ettiği ürünlerin çoğuna el koyardı. İkinci sınıf, özgür kabul edilen fakat askeri ve idari yapıda kesin olarak Spartalılara bağlı olan “periokios”lardı. Üçüncü sınıf ise “helot”lardır. Sparta coğrafyasının içindeki halkı kapsar ve bu halkın hiçbir siyasi hakkı yoktur. Nüfus politikası sebebiyle sistematik olarak öldürüldükleri de bilinir. Özgür olan ilk sınıf gerçekten de oldukça özgür biçimde yaşamaktadır fakat diğer sınıflar için bu maalesef geçerli değil. Yani filmde Leonidas’ın, Pers kralı Xerxes’e demokrasi dersi vermeye çalıştığı sahnenin altı boş aslında.

Filme gelecek olursak; Xerxes’in yönettiği despot, köle halkının karşısında, adalet ve akıl umudu olan sözde özgür Sparta bulunmakta. Persli elçinin fiziksel özellikleri oldukça dikkat çekici. Perslerin beyaz tenli ve normal görünümlü olduğu lahitlerde bulunmasına rağmen, elçinin ten renginin siyah olduğu ve çirkin görünümü, süslü kıyafetleri, piercingleri ile değişik Doğulu olarak tanımlanmak istenmiş.

Pers Kralı’nın önünde gösterilen köleler korkutucu, siyah tenli, değişik görünümdeki insanlar. Pers kralı ise, her yerinde piercingler olan, kaşları alınmış, Batı’nın uygarlığını yok etmeye yeminli, acımasız bir lider olarak gösterildi. Perslerin elindeki kırbaçlara ve oklara karşı uygarlık sembolü Sparta’da kılıç bulunmakta. Xerxes’in insanları köleleştirdiğini anladığımız sahnelerden sonra Leonidas’ın “Şimdi git ve Xerxes’e, kendisini burada özgür insanların beklediğini söyle. Kölelerin değil” dediğini görüyoruz.

Batı toplumunun ötekisi olarak tanıtılan Persler’den kısaca bahsetmek gerekiyor. Net bir şekilde söyleyebiliriz ki Romalılardan önceki örgüt becerisi en yüksek devlettir. Perslerin kullandığı çokça yöntem başta Roma olmak üzere belirli devletlerce zaman içerisinde uygulandı. Örneğin, Persler fethettikleri bölgeleri eyalet sistemine bölerek yönetmeyi benimsemişlerdir. Kurdukları posta sistemi, imparatorluğun gücünün pekişmesine önemli katkı sağlamış ve hızlı haberleşmeyi imkanı oluşturmuştur. Efes’e kadar uzanan ticaret yollarının inşasında da oldukça iyi iş çıkardıkları söylenebilir. Ele geçirdikleri bölgelerde kişilerin dini inançlarına karışmamış, isyan ya da vergileri ödememe durumu olmadığı sürece müdahale etmemişlerdir. Bütün bu uygulamalar tarihin bize gösterdiği üzere Helenistik dönemden Osmanlı’ya kadar örnek niteliği oluşturmuştur. Filmde işlenmiş olan barbarlık ve uygarlık kavramlarının ne derece tutarlı ve doğru olduğunun kararı size kalmış…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s