Değişen Zamanlarda Modern Kavramlar

Bir önceki yazımda otorite ile ilgili bazı konulara değinirken, vergi dairelerinin otoritenin somutlaştırılması neticesinde şehir merkezlerinde bulunduğunu söylemiştim. Bu yazıyı okuyup İzmir’de yaşayanlar ne söylemek istediğimi daha iyi anlayacaklardır. Bu yazımda ise otorite ve vergi arasında bir bağlantı kurup sizlerle tartışmak istiyorum.

            1215 senesinde imzalanan Magna Carta anlaşması hepimizin yıllardır tarih derslerinde gördüğümüz “ilk anayasa” olarak tanınmaktadır. Buradaki Anayasa kavramı bizim aklımıza gelen 1982 anayasası gibi olmasa da bir kurucu metindir. Çıkış noktası ise hepimizin yakından tanıdığı birkaç kavram aslında, vergi, otorite ve güç. Kaba tabiriyle Kral John ve İngiliz soyluları arasında vergi ödemelerinin keyfiyete göre değil, yazılı metinlere göre alınması gerektiği kararlaştırılmıştır. Tabi bu söylediğim halk tarafında bir hakkaniyet doğurmamıştır ki Krallığın emperyalize ettiği belirli bölgelerde lordlar bölge halkının yaptığı düğünlerin gecesinde gelinleri yataklarına almayı yazılı bir kural olarak uygulamıştır.

            Gelelim akla gelen ilk tartışmalara; vergi toplayan bir kral neden bazı güçlerini başkalarıyla paylaşsın? Gücünü kaybettiği için mi yoksa gücünün kaynağını daha farklı temellerden aldığı için mi? Feodal yapısı gereği en büyük vergi kaynağını oluşturan derebeyleri gerek savaş, gerek iş gücü anlamında monarkın ellerini bağlayan yegane güç konumundaydı krallar ateşli silahlarla büyük surları yıkana kadar da otoritesini bu tip güçlerle bölüşmek zorundaydı. Ancak çıkış noktasının vergi olması nereden bakarsanız bakın halkı en temelden etkileyen etmenlerden bir tanesi. Otorite artık yazılı kurallara tabi olan ve “keyfiyete bağlı olarak” halktan ve derebeylerinden vergi toplayamayan bir güç konumundaydı. Bu durum zamanın koşullarına göre çıplak bir hakimiyetin de temellerini bizlere göstermektedir aslında.

            Gelelim günümüze… Oturmuş ve sistemleşmiş modern devletlerin kontrolü altında yapılan vergilendirme artık belirli temellere oturtulmuş bir durumdadır. Ancak akla gelen sorulardan bir tanesi vergilerin hakkaniyetli mi toplandığı, toplanan vergilerin nerelere harcandığı ve devlet tüzel kişisine vergi ödeyen kişilerin cebren yaptıkları ödemelerin ne kadarının farkında oldukları. Bu sorular modern devletin işleyişinde bizi yepyeni birtakım kavramlarla tanıştırmıştır: Öngörülebilirlik, şeffaflık ve denge denetleme.

            İş bu yazıda özetlemek istediğim yegâne olguları sayfalara sığdıramasam da sonda belirttiğim kavramlar modern ve kurumsallaşmış bir demokraside bireyi devlet olgusu karşısında yüceltecek mukaddes değerlerdir. Şimdilik bu yazımı burada bırakıp sizleri biraz geçmişe götürüp tefrika suretinde bu yazımı daha da detaylandıracağım.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s